ÇOK MU YORGUNSUNUZ ?
İnsanlar hasta olduklarında, kendilerini genellikle yemek yiyemeyecek kadar yorgun
hissederler. İşte size enerjinizi ve yemeye karşı ilginizi artıracak bazı yollar:
• Önce doktorunuzun onayını alarak kısa yürüyüşler gibi hafif egzersizler
yapın. Bunlar size güç sağlayacak, gücünüzü korumanızda etkin olacak ve
iştahınızı açacaktır.
• Yemeğinizi hazırlamadan önce dinlenin. Özellikle tedavi sonralarında kendinizi
yorgun hissedebileceğinizden, yemek yaparken ayakta geçireceğiniz vakit,
yorgunluğunuzu daha fazla hissetmenize yol açacaktır. Önceden hazırlayacağınız
yemekleri bu gibi zamanlarda kullanmak üzere dondurup saklayabilirsiniz.
• Havanın uygun sıcaklıkta olduğu dönemlerde evinizi havalandırmak, oksijen
sirkülasyonunu artıracağından, temiz hava almak sizi nispeten rahatlatacaktır.
• Hemodiyaliz seansından çıktıktan sonra evinize eğer merdiven çıkarak
ulaşıyorsanız, mutlaka kat aralarında ya da her 5-6 basamakta bir dinleniniz. Bütün
basamakları tek seferde çıkmaya çalışmayınız.
BULANTINIZ MI VAR?
Bulantıyı önlemek ya da hafifletmek için aşağıdaki yöntemleri deneyebilirsiniz.
• Eğer mideniz iyi değilse kendinizi yemeye zorlamayın.
• Yemek pişerken çıkan kokulardan kaçının ve iyi havalandırılmış bir odada
yemek yiyin.
• Ağzınıza birkaç kraker atın ya da soğuk (ısıtmadan) bir şeyler yiyin.
• Yemeğinizi yavaş yavaş yiyin ve yemeklerden sonra dinlenin
• Kızarmış yiyeceklerden kaçının.
• Sıcak yemekler yerine soğuk yiyecekleri tercih edin.
• Yemeklerde kullandığınız katı yağı azaltın, hatta hiç kullanmayın. Onun
yerine daha rafine ve sağlıklı olan zeytinyağı veya soya yağını yemeklerde tercih
edin.
• Bulantıyı bastırmak için bir-iki dilim elma bulantınıza iyi gelebilir. Ancak
diğer meyvelerden potasyumunuzu yükseltme riski taşıdığından uzak durun.
KUSUYOR MUSUNUZ ?
• Sık sık, ama az yiyin.
• Yavaş yiyin ve yediklerinizi iyi çiğneyin.
• Kusacağınızı hissettiğinizde uzanın ya da iyi havalandırılmış bir odada,
başınız ve omuzlarınız yüksekte kalacak biçimde dinlenin.
• Gıdalarınızı günlük olarak hazırlayıp, günlük olarak tüketin.
• Giysileriniz sıkıyorsa gevşetin; yüzünüze ve boynunuza serin nemli bezler koyun.
• Kusarak fazladan yitirdiğiniz sıvıyı yerine koymak için bir bardak çay, bir kase
et suyuyla yapılmış çorba ya da çok az miktarda su için. Öte yandan, diyaliz
tedavileri arasında kazandığınız kiloları yakından takip ederek çok fazla sıvı
alıp almadığınızdan emin olun.
• Şeker hastasıysanız ve kusmanıza soğuk terleme ve/veya baş dönmesi – göz
kararması , halsizlik – titreme eşlik ediyorsa mutlaka kan şekerinizi ölçün. Kan
şekeriniz aşırı yüksek veya aşırı düşük olabilir. Bu durumda merkezimizle
temasa geçin.
ŞİŞKİNLİĞİNİZ Mİ VAR ?
• Yemeklerinizi günde 6-8 kez, ama azar azar yiyin.
• Yavaş yavaş yiyin; hızlı yemek hava yutmanıza neden olur.
• Yemek yedikten hemen sonra hemen kanepeye veya yatağa uzanmayın.
Hatta evin içinde beş altı kez dolaşmanız hazımsızlığa karşı iyi
gelebilir.
• Hafif egzersizler de size yardımcı olabilir, ama bu konuda önce doktorunuza
danışmalısınız.
• Şişkinliği gidermek için çok sayıda maden suyu – soda tüketmeyin. Bu maden
sularının içindeki bazı madensel tuzlar çok tüketildiği takdirde size zarar
verebilir.
AĞIZ TADINIZ MI KAÇTI ?
•Diş hekiminize görünerek dişlerinizde ya da diş etlerinizde bir sorun olup
olmadığını araştırmasını isteyin. Eğer esaslı bir diş tedavisi görüyorsanız
bunu doktorunuza bildirmeyi unutmayın. Vücudunuzu bir enfeksiyon olasılığına karşı
korumak üzere antibiyotik kullanmanızı önerebilir.
•Bazen ilaçlarınız da tat alma duyunuzu etkileyebilir. Bu konuda doktorunuza
danışın.
•Yemeklerinize lezzet katacak değişik baharatlar deneyin. Kımızı etin tadı kötü
gelmeye başladıysa, eti bitirmeden önce yaptığınız salata sosuna yatırın.
Sürekli kırmızı etle besleniyorsanız bir süre için tavuk eti yemeyi tercih
edebilirsiniz.
•Koku duyunuz tat duyunuzu etkileyebilir. Yemek hazırlanırken mutfakta bulunmayın.
Ağır kokusu olmayan tavuk ya da salata gibi yiyeceklere yönelebilirsiniz.
•Ağzınızdaki metalik tadı gidermek için limon ya da bir iki tane ekşi meyvelerden
erik ya da meyve aromalı mayhoş şekerlemeler yiyin. (Şeker hastaları bu konuda
dikkatli olmalıdırlar.)
İŞTAHINIZ MI YOK ?
Akşamları açlık hissetmiyorsanız ana öğününüzü sabah kahvaltısına,
kahvaltıdan sonraki atıştırmalara ya da öğle yemeğine kaydırın.
Sabahları yemekten hoşlanmıyorsanız dahi mutlaka sabahları hafif bir şeyler
atıştırın ve ana yemeğinizi gün içinde, kendinizi daha iyi hissettiğiniz bir
zamanda yiyin.
Sık sık ama azar azar yiyin. Gün boyunca yenen küçük öğünler bazen, üç büyük
öğüne göre daha sağlıklı olabilir.
Yemek yerken küçük lokmalar alın. Azar azar yemek tüm yeme sürecinizde büyük bir
farklılık yaratabilir. İştahınızı kaybetseniz bile yemekten vazgeçmeyin! Kimi
zaman, yemek yemeyi tıbbi bakımınızın bir parçası olarak düşünmelisiniz.
DEPRESYONDA MISINIZ ?
Yeni bir yaşama düzenine uyum sağlamak (diyaliz tedavisi görmek, ilaçlar almak ve
farklı bir beslenme düzenine girmek) zor ve rahatsız edici olabilir. Diyaliz
hastalarının çoğu kendilerini moralsiz hatta üzüntülü hissederler.
Böyle zamanlarda kendinize özen göstermeniz çok önemlidir. Bu ise doğru beslenme,
egzersiz yapma ve yeterli uyku anlamına gelir.
İçinde bulunduğunuz olumsuz ruh durumunu aşmak için sevdiklerinizle bir arada
bulunmaya, hoşunuza giden şeyleri yapmaya çaba göstermelisiniz. Her gün için
yapacağınız değişik bir etkinlik tasarlayın. Bunun öyle büyük bir iş olması
gerekmez: Müzik dinleyin, ev hayvanlarıyla oynayın, bahçe işleriyle uğraşın, bir
çocuğa gülümseyin, bir arkadaşınızı ziyaret edin...
En iyi arkadaşınız bu durumda olsaydı ona ne yapmasını önerirdiniz?
Kendinizin “en iyi arkadaşı” olun.
Duygularınızı öğrenebilmeniz için başka hastalarla konuşmak ferahlatıcı
gelebilir.
Diyaliz hastaları için destek grubu toplantıları konusunda çevrenizdeki böbrek
hastalarının sivil toplum kuruluşu olan BÖHAK'ı arayın.
Kimi zaman, hiçbir şeyin “sıkıntıları gidermeye” yaramadığını
düşünebilirsiniz. Eğer bu mutsuzluk duygusu iki haftadan uzun sürerse depresyon dene
bir hastalığa yakalanmışsınız demektir. Depresyonun belirtileri aşağıda
belirtilmiştir.
• Belirgin bir iştah değişikliği ve dikkat çekecek ölçüde kilo kaybı
• Uyku düzeninde belirgin bir değişme (çok ya da az uyuma)
• Önceden zevk alınan etkinliklere yönelik ilgi ya da memnunluk duygusunun kaybı
• İki tedavi seansı arasında enerji kaybı
• Sürekli bir umutsuzluk duygusu
• İfade edilemeyen kızgınlık ya da gereksiz suçluluk duyguları
• Dikkat toparlayamama ya da düşünememe
• Tekrarlayan ölüm ya da intihar fikirleri
Bu durumlardan en az beşini kendinizde hissediyorsanız merkezimizdeki psikoloğumuzdan
mutlaka yardım isteyin. Unutmayın sıkıntılar paylaşıldıkça azalır.
TEDAVİYE KATILIN
Kendinizi tedavi programınızın bir parçası olarak kabul edin yaşamınız üzerinde
bu yolla oluşturacağınız denetim, hastalığınıza uyum sağlamada anlamlı bir etken
olacaktır. Diyaliz hastaları, beslenme düzenleri ve sıvı alımı konularında
getirilen sınırlamaların karşılaştıkları en önemli kısıtlamalar olduğunu hep
söylerler. Yeni bir yeme-içme alışkanlığı oluşturmaya çalışmanız geçiş
sürecini rahatlatacak, hastalığınızın geleceğine ilişkin tahminleri
kolaylaştıracak ve hem aileniz hem de sizin için daha olumlu bir yaşama ortamı
yaratmanıza yardımcı olacaktır.
|